Çocuğa kitap okumayı sevdirmenin yolları

işte daha bebeklik döneminde çocuğunuza kitap okumayı sevdirmenin yolları

Ülkemizde kitap okuma oranının düşük olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak, bilinçli anne ve babalar gelecek nesillerin kitap okumasını istiyorsa, onlara pahalı hediyeler almak yerine kitap okumayı sevdirmelisiniz.

Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, işte daha bebeklik döneminde çocuğunuza kitap okumayı sevdirmenin yolları:

1. Doğduğu andan itibaren bebeğinizle konuşun ve ona kitap okuyun: Çocuğunuza kitap okumak için asla erken değildir. Çocuğunuzun gelecekteki okuma yeteneğini etkileyen iki faktör şudur: Çocuğunuzla ne kadar konuştuğunuz ve ona ne kadar kitap okuduğunuzdur. Çocuklar dillerini sık sık duyduklarında, seslere, kelimelere daha aşina olurlar ve okuma için daha hazırlıklı olurlar.

2.Kitap okurken, bebeğinizi kucağınıza oturtun: Bebeğiniz siz kitap okurken kendini mutlu hissediyorsa, ileride de kitap okurken iyi duygular hissedecektir.

3. Bebeğinizin kitabı tutmasına izin verin: Bebekler, kitapları kendi elleriyle ve ağızlarıyla keşfetmek ister. Bebeğinizin kitapları nasıl inceleyeceğini öğrenmesine yardım edin. Açınca içinden hareketli parçalar çıkan ya da dokusunu hissedebilecekleri kitapların yanında, dayanıklı kitaplar seçin.

4. Kafiyeli kitaplar seçin: Kafiyeler dil ahenginin ve yapısının pekiştirilmesine yardım eder. Ayrıca, kelime hazinesinin gelişmesi için önemlidir. Bu kelimeler küçük çocukların kulaklarına hitap eder. Araştırmalar, kafiyelerin ve ahengin çocukların kelimeleri hatırlamalarını kolaylaştırdığını gösteriyor.

5. Pekiştirin ve geliştirin: Bebeğiniz konuşmaya başladığında, kelimelerini geliştirin. Bebeğiniz kediyi işaret ederek “tedi” dediğinde, “Evet, bu kedi” şeklinde ya da kalemi gösterip “dalem” dediğinde ise “Evet, bu mavi kalem” şeklinde çocuğunuzun kelime hazinesini geliştirin.

6. Rol model olun: İyi bir kitabın hazzı çabuk yayılır, bulaşıcıdır. Bebekler, ailelerini kitap okurken gördüklerinde kendileri de kitap okumaya heveslenir.

7. Kitapların çocukların ulaşabileceği yerlerde bulundurun: Çocuğunuzun kendi odasındaki kitaplığında bulunan kitaplara rahatça ulaşabilmesini sağlayın. Kendi kitaplarıyla oynamasına ve okumak için kendi istediğini seçmesine izin verin. Aynı kitabı defalarca okumak sizi çıldırtabilir, ancak tekrarlar bebeğinizin öğrenmesine yardım eder.

8. Kitap okumayı eğlenceli hale getirin: Bebeğiniz kitap okumayı zevksiz bir şey olarak düşünmemeli. Bu nedenle çocuğunuzla komik şarkılar söyleyip ya da kelime oyunları oynayıp kitap okumayı eğlenceli hale getirin.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 4.0/10 (3 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)

Share

Çocuğum ders çalışmıyor, okuldan kaçıyor, çok dağınık. Ona ne dersek tam tersini yapıyor, sorumluluklarını üstlenmiyor.

Ailelerin sıklıkla şikâyet ettiği bu konuları çözmek için ne yapmalı?

Sorumluluk duygusu eğitimle ve ebeveyn tutumuyla kazandığı bir duygudur. 15 yaşındaki bir çocuğun sorumluluklarını yerine getirebilmesi için 3 yaşında iken yaşına uygun sorumlulukları yapmaya alıştırılmış olması gerekir. Küçüklükten itibaren her istediği sorgulanmadan karşılanan, isteklerini erteleyemeyen, onun adına anne babası düşünen, kendi adına karar veremeyen, bağımsızlaşamamış, kendine güvenmeyen ve kendini yönetemeyen çocukların sorumluluk duygusunun gelişmesi pek mümkün değildir.

15 yaşındaki çocuk ödevlerini yapmadığı gibi devamsızlıktan sınıfta kalma sınırına gelmişti. Ailesi devamlı bilgisayarda oyun oynamasından ve vazifelerini yapmamasından şikâyetçiydi. Gencin küçüklükten beri kendi kararlarını kendisinin vermesine müsaade edilmediğini, neyi, ne şekilde yapması gerektiğini hep başkaları tarafından belirlendiğini, kendisine seçme ve tercihte bulunma hakkı tanınmadığını ve devamlı büyükleri tarafından uyarıldığını, kontrol edildiğini gördüm. Çocuk hiçbir zaman kendi hayatının başrolünü kendi oynayamamış, başkalarının yazdığı senaryonun aktörlüğünü yapmak zorunda kalmıştı.

Bazı anne-babalar çocuğunun peşinde devriye gibi dönüyor, çocuğunun her ihtiyacını, isteğini anında karşılıyor, çocuklarını koruma güdüleriyle şefkat dengesini ayarlayamıyorlar. Adeta yürüyebilme potansiyeli olan çocuklara koltuk değnekliği yapıyorlar. Bu durumda çocuklar yapamayacağına inanıyor ya da yapabilse bile yapmamayı tercih ediyor. Sorumluluk duygusunun gelişebilmesinin 2 şartı vardır: Birincisi çocuğun özgüveninin geliştirilmesi, ikincisi ise çocuğun ego kapasitesinin geliştirilmesidir.

Özellikle 2-4 yaş arası dönem önemlidir. Bu dönem çocuğun anneden ayrışma ve bağımsızlaşma dönemidir. Bu dönemde çocuk hem anneden ayrışmak ister hem de anneyi kaybetmekten korkar. Anne, çocuğunun kendinden uzaklaşma girişimlerine izin verir ve çocuğun kendini bıraktığı yerde bulmasını sağlarsa çocuğun bağımsızlaşmasına katkıda bulunmuş olur. Yine bu dönemde çocuk bir şeyi hem yapmak ister hem yapmak istemez, anne çocuğunu yatıştırmayı başarır ve ne yapmak istiyorsa onu yapmasına fırsat verirse çocuğun hayatı keşfetme ve girişimde bulunmayı öğrenerek egosu güçlenmiş olur. Tuvalet alışkanlığını edinirken bunun çocuğun başarısı olduğu hissini çocuğa yaşatması çocuğun egosunu güçlendiren başka bir durumdur.

Çocuğun yemeğini dökerek de olsa kendisinin yemesi sağlanmalı, kendini, çevreyi, hayatı keşfetmeye dair atılımları engellenmemeli, bilakis yeni ve farklı girişimlerde bulunması teşvik edilmeli, deneme yanılmalar yaşaması sağlanmalıdır. Çocuğa hata yapma hakkı tanınmıyorsa, kusursuz olma yüklemesi yapılıyorsa, neyi, ne zaman, ne şekilde yapacağı sürekli söyleniyorsa çocuk suçlanmamak için ya da hata yapmaktan korktuğu için hiçbir şey yapmamayı tercih eder. Tam aksine çocuk hata yaparak, deneyip yanılarak doğruları öğrenirse bu doğrular anne-babasının değil kendi doğruları olur. Bilinmelidir ki insan kendi doğrularının arkasında durur.

Aşırı koruyucu, hataları örten olmayın

Aile çocuğun açıklarını kendi kapatmaya çalışır ya da davranışlarının bedelini kendisinin ödemesi engellenirse çocuk olgunlaşamaz, kendine güvenemez ve sorumsuz olur. Sorumsuz bir insan da okul, iş ve evlilik hayatında sorunlar yaşamaya mahkûmdur. Çocuğun yaşına uygun sorumluluk verilmesi çok önemlidir. Başarabileceği sorumluluğu almış bir çocuk hem kendine inanmaya hem de vazifelerini yapabilmeye koşullanmış olur.

Psikolog Ayşe Özden

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 4.3/10 (3 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

Share

Çocuğum ve Ben

Yeni bir etkinliğimizi size sunmak istiyorum…
Çocuğum ve Ben
Bu başlık altında sizlere uzmanlar yolu ile faydalı bilgiler vereceğiz.
Olursa da sizlerin sorularını alıp burada yayınlamaya çalışacağız.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 8.5/10 (4 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

Share